Bugün teknolojilerin geleceğine dair hangi araştırmaya göz atarsanız atın Internet of Things (IoT), yani “Nesnelerin İnterneti” ifadesiyle karşılaşmamanız mümkün değil. Her ne kadar bugün için gündelik yaşamlarımız içerisinde kapladığı alan çok yüksek olmasa da bu durum tahmin ettiğinizden de kısa bir süre içerisinde değişecek gibi görünüyor.

Aslında nesnelerin interneti sessiz sedasız dünyaya çoktan yayılmış durumda. Yapılan araştırmalar bugün dünya üzerinde 4 milyar adet internet bağlantısına sahip cihaz olduğunu ortaya koyuyor. 2020 yılına geldiğimizde ise bu sayının üç katın üzerinde artarak 13,5 milyara ulaşacağı öngörülüyor.

2020 yılı ile ilgili diğer önemli bir öngörü ise ödeme sistemlerinde çok büyük değişimlere ulaşılacağı yönünde. MasterCard sadece 4 yıl sonrasında İngiltere’de nakit ödeme yöntemlerinin kullanılmayacağını söylüyor. Ayrıca şu anda 1,39 milyar dolarlık küresel temazsız ödeme hacmi de 2020’de yüzde 900’e yakın bir artışla 12,17 milyar dolara ulaşacak.

2020 yılında hem nesnelerin interneti, hem de ödeme alanlarındaki bu son derece önemli gelişmelerin en büyük tetikleyicisi ise bu iki alanın birlikte büyümesinden kaynaklanıyor. Ödeme sistemleri ve nesnelerin interneti geleceklerini birlikte şekillendiriyorlar…

Akıllı cihazlar, akıllı ödeme

Nesnelerin internetinin su yüzüne çıkması, bir anlamda akıllı telefonlarla başladı. Çok geçmeden akıllı saatler, telefonlara katıldı. Şimdiyse sürücüye ihtiyaç duymayan otonom araçlardan bahsediyoruz. Her geçen gün yeni ve hayatlarımızın bir başka parçasını kolaylaştıran, geliştiren veya maliyetlerini düşüren yepyeni bir teknoloji karşımıza çıkıyor. Üstelik bunların hemen hepsi internete bağlı cihazlar.

Nesnelerin interneti kavramının günümüzde yavaş yavaş gündelik yaşamlarımıza girmeye başladığını söylemek de yanlış olmaz. Örneğin artık evin ısısını akıllı telefonlarla ayarlamak veya aydınlatmayı IoT uygulamaları ile yönetmek gibi kullanımlar giderek yaygınlaşıyor. Bugün henüz evimizde azalan malzemeleri tespit ederek siparişini veren buzdolapları çok fazla görülmesi de hastane ve tıbbi laboratuvarlar gibi stoklar takibinin hassas olduğu alanlarda bunu yapan cihazların sayısı artıyor. Nesnelerin interneti dediğimizde ilk aklımıza gelen alan olmasa da hayvancılıkta kullanılan akıllı çipler hayvanların sağlık veya gebelik durumlarını gerçek zamanlı olarak takip edip raporlayabiliyorlar.

Hem son kullanıcı hem de çeşitli endüstrilerde bu gelişmeler yaşanırken ödeme alanında da büyük değişimler yaşanıyor. Kartlar ve mobil ödeme nakit kullanımını azaltıyor olsa da bitirmiş değil. Görünen o ki “nakitsiz toplum” hedefi en azından kısa vadede çok da mümkün değil.

İnsanlar hazır ama makineler hazır mı?

İnternete bağlı milyarlarca makinenin işin ödeme kısmını üstlenmesi teorik olarak heyecan verici olsa da, pratikte acaba bu nesneler bu sorumluluğu almaya hazırlar mı acaba?

Aslına bakarsanız o noktadan çok uzakta değiliz. Nesnelerin internetinin gösterdiği gelişim ve tüketicilerin talepleri bu alandaki üreticileri bile hazırlıksız yakaladı. Şu anda hem donanım, hem de yazılım tarafında önemli adımlar atılıyorsa da geliştirilebilecek birkaç nokta var.

Her şeyden önce eğer ödeme sorumluluğunu üstleneceklerse, cihazların çok daha uzun bir pil ömrüne sahip olmaları gerekiyor. Tam ihtiyacınız olduğu için şarj sorunu yüzünden ihtiyacınız olan ürün ya da hizmete sahip olamamak tüketiciler için kabul edilebilecek bir durum değil.

Diğer yandan şu anda piyasada olan akıllı cihazların çoğu, bu iş için özel olarak tasarlanmış bir işletim sistemine sahip değiller. Pek çok akıllı telefon düşünülerek hazırlanmış, işletim sistemlerinin uyarlanmış versiyonlarını kullanıyorlar. Ama internete bağlanabilecek nesnelerin çeşitliliğini düşününce, bu iş için özel tasarlanmış bir işletim sisteminin ne kadar önemli bir ihtiyaç olduğu ortaya çıkıyor.

Ama iyi haber; bu konuda çeşitli adımlar atılıyor. En ilgi çekici olanlardan biri Google’ın tamamen IoT, bu cihazların şarj ve diğer özel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak tasarladığı işletim sistemi olan Brillo OS. Özellikle düşük enerji tüketimine sahip ev elektroniği ile üzerinizde taşıyabileceğiniz hafif cihazlar için tasarlanan Brillo OS’un ödemeler noktasında da son derece önemli açılımlar sağlayacağını tahmin etmek zor değil.

Nakitsiz topluma giden yoldaki dikenler

Tüm bunlar çok güzel, ama bu konuda faaliyet gösterenler yolda aşılması gereken bazı sorunlar olduğunun da farkında. Gündelik hayatımızda, örneğin evlerimizde kullandığımız cihazlar ödeme alanında daha aktif rol almaya başladıkça kullanıcı yetkilendirme konusu çözülmesi gereken önemli sorunların başında geliyor.

Ev içerisinde pek çok kişinin ortak olarak kullandığı, örneğin buzdolabı veya anahtar gibi cihazlar üzerinden ödeme gerçekleştirileceği zaman, ödemeyi yapanın bu işlem için yetkisi olup olmadığının ayırt edilebilmesi gerekiyor.

Kullanıcı şifreleri ilk akla gelen çözüm ama cihazlarda depolanan şifreler üzerinden çözüm üretmek günümüz için oldukça eski bir yöntem. Biyometrik şifreler bu alanda iyi bir çözüm gibi görünüyor ama buradaki sorun da biyometrik şifre çözümlerinin var olan şartlarda maliyetli bir yöntem olması.

Cihazların kendi aralarında iletişim kurdukları ve birbirlerine ödeme yaptıkları nesnelerin interneti çağında her cihazın kendi niteliğine göre daha gelişmiş çözümler bulunmasının daha da sağlıklı olacağı kesin.

Rakamlarla IoT ve ödeme teknolojilerinin geleceği

Tüm veriler, tahminlerinizden de yakın bir gelecekte nesnelerin internetinin yaşamlarınızın vazgeçilmez bir parçası haline geleceğini gösteriyor. Ödeme teknolojilerinin bu cihazların içerisinde yer alması ise teknolojinin bu devam eden evriminin doğal bir sonucu olacak.

Peki bizi tam olarak nasıl bir dünya bekliyor? İşte rakamlarla IoT ve ödeme teknolojilerinin geleceği…

2016 itibarıyla dünya üzerinde internete bağlı cihaz sayısı 37 milyon civarında. 2020’ye geldiğimizde bu sayı 160 milyona ulaşacak. Üstelik o tarihle birlikte park ücreti gibi konuları sizin değil, arabanızın halledeceğini ön görmek yanlış olmaz. Ayrıca yakın gelecekte araç içerisinde satın alabilecek hemen her şeyin ödemesi de yine taşıtlar tarafından gerçekleştirilecek. Bu sayede araçlarda kullanılan bilgi ve eğlence uygulamaları için harcanan toplam rakam 6,5 milyar dolara, gerçek zamanlı navigasyon ve trafik ile ilgili uygulamalara yapılan ödemelerin toplamı ise 7,1 milyar dolara ulaşacak.

Gelecek evlerimizi de dönüştürecek. Araştırmalara göre şu anda 11 milyon civarında olan akıllı ev sayısı 2020’de 44 milyona ulaşacak. Doğal olarak akıllı ev teknolojilerine yapılan harcamalar da önümüzdeki 4 yıl içerisinde hızla artacak. 2016’da bu anlamda ulaşılan 15 milyar dolarlık hacmin 2020’ye kadar 40 milyar doları aşması bekleniyor.

Bunlar bizi nasıl bir geleceğin beklediğinin göstergelerden sadece bazıları. Aşağıda Wirecard’ın Statista ile birlikte bu konuda yaptığı araştırmanın infografiğini inceleyerek nesnelerin interneti ve ödeme teknolojilerinin ulaşacağı boyutları daha net görebilirsiniz…